İSMAİL ASLAN'IN MECLİS ARAŞTIRMA KOMİSYONU'NDA YAPTIĞI KONUŞMA

SENDİKAMIZ GENEL BAŞKANI İSMAİL ASLAN IN MECLİS ARAŞTIRMA KOMİSYONU NDA YAPTIĞI KONUŞMA
Başkandan Mesaj09 Mart 2010 Salı

Saygıdeğer Milletvekilleri,
Türkiye Maden İşçileri Sendikası Genel Başkanı olarak sendikamız adına sizleri saygıyla selamlıyorum.

Madencilik Araştırma Komisyonunuzun, sendikamıza yazdığı yazı üzerine burada bulunuyoruz.

Komisyonunuza, sendikamızı görüş ve düşüncelerimizi arzetmek üzere davet ettiğiniz için teşekkür ediyorum.

Saygıdeğer Milletvekilleri,
Müsaadenizle, öncelikle sendikamız hakkında kısa bir bilgi vermek istiyorum.

Madencilik işkolunda örgütlü olan sendikamız 1958 yılında kurulmuştur. Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu Türk-İş in üyesidir.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı nın yayımladığı işkolu istatistiklerine göre üye sayımız 58 bin 591 dir.

Sendikamızın amacı başta 2821 sayılı Sendikalar Yasası ile 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt yasası başta olmak üzere ilgili yasalar çerçevesinde, üyelerinin ekonomik, sosyal, demokratik hak ve çıkarlarını korumak, geliştirmek, bu çerçevede faaliyetlerde bulunmaktır.

Bu çerçevede sendikamız işkolunda örgütlenme yani üye yapma çalışmalarını sürdürmekte, üyelerini eğitmekte, üyelerinin ücret ve sosyal haklarını, çalışma koşullarını düzenlemek için toplu iş sözleşmeleri yapmakta; üyelerine yönelik olarak sosyal, kültürel faaliyetler, yayınlar gerçekleştirmektedir.

Sendikamız, işkolundaki Türkiye Taş Kömürü Kurumu ve Maden Teknik Arama Enstitüsü dışındaki bütün kamu kuruluşlarında örgütlüdür: Türkiye Kömür İşletmeleri, Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü, EÜAŞ Afşin-Elbistan Linyitleri, Tekel Tuz İşletmeleri sendikamızın örgütlü olduğu kamu işletmeleridir.

Ayrıca, kömür, demir, bakır, krom, altın, barit başta olmak üzere, çeşitli madenleri işleten 40 ı aşkın özel sektör maden işletmesinde de sendikamız örgütlenmiş olup, üyeleri adına toplu iş sözleşmesi bağıtlamaktadır.

Saygıdeğer Milletvekilleri,
İşkolumuz madencilik sektörünün temel sorunları ve bunlara ilişkin sendikamızın çözüm önerilerini, maden mühendisi uzmanımız Orhan Çakır ayrıntılı biçimde sizlere arzedecektir.

Ben birkaç noktanın altını çizerek sözü kendisine bırakmak istiyorum.

Ne yazık ki, işkolumuz madencilik işkolu, özellikle de kömür madenciliği ülkemizde gündeme hep toplu ölümlü iş kazalarıyla geliyor.

En son Balıkesir Dursunbey de 14 maden işçisini yitirdiğimiz grizu patlamasının acısı hala yüreğimizde.

İş kazasında yitirdiklerimizi bir kez daha rahmetle anıyorum.

Saygıdeğer Milletvekilleri,
Madencilik işkolu gerçekten de sadece ülkemizde değil, tüm dünyada ölümlü kazaların, toplu ölümlü iş kazalarının yoğun olduğu bir sektör.

Dünya işgücünün sadece yüzde 1 i madencilik işkolunda çalışırken, ölümcül iş kazalarının yüzde 5 inin bu sektörde meydana gelmesi ve iş kazası ve meslek hastalığından her gün 40 tan fazla kişinin bu işkolunda hayatını yitirmesi bu riskin somut göstergesidir.

Madencilik işkolunun iş sağlığı ve güvenliği açısından bu riskli durumu, bu sektördeki iş sağlığı ve güvenliği konusunda uluslararası standartlar geliştirmeyi gerekli kılmıştır.

Bu çerçevede Uluslararası Çalışma Örgütü ILO 176 sayılı 'Madenlerde İş Sağlığı ve Güvenliği Sözleşmesi ni ülkelerin onayına sundu.

ILO verilerine göre, ülkemiz iş kazaları açısından hala Avrupa da birinci, dünyada üçüncü sırada görünmektedir.

TÜİK verilerine göre, ülkemizde meydana gelen 10 iş kazasından birisi madencilik işkolunda meydana gelmektedir.

Meslek hastalıklarının yüzde 50 si yine madencilik sektöründedir.

Toplu ölümlü iş kazaları sayısı azalmak yerine artmaktadır.

Saygıdeğer Milletvekilleri,
176 sayılı ILO sözleşmesini yüce meclisimizin de onaylaması, madenlerdeki iş sağlığı ve güvenliği mevzuatının elden geçirilmesi, bu sözleşmenin standartlarıyla uyumlaştırılması, uygulama ve uygulamanın denetimi, gözetimi açısından büyük önem taşımaktadır.

Saygıdeğer Milletvekilleri,
Bir noktaya da müsaadenizle dikkatinizi çekmek istiyorum.

Grizu patlamalarının, göçüklerin meydana geldiği kömür ocaklarına baktığınız zaman bunların bir ortak özelliğini görmekteyiz: Bu kömür ocaklarında sendikal örgütlülüğün olmadığı gerçeğinin de altını çizmek istiyorum.

Sendikal örgütlülüğün olduğu ocaklarda kaza meydana gelmiyor gibi bir tespitte bulunmuyorum.

Ama, sendikal örgütlülüğün olmadığı kömür ocaklarında kaza sıklığının, ölümlü kaza sıklığına ve özellikle toplu ölümlere yol açan kazaların sıklığına dikkat çekmek istiyorum.

Kömür ocakları anlık bir ihmalin bile büyük kazalara yol açacak riskleri taşıyan işyerleridir.

İş sağlığı güvenliği önlemleri harfi harfine uygulanmalı, sürekli denetim altında tutulmalıdır.

Bunun da yolu, yerinde ve sürekli denetimden geçmektedir.

Bu nedenle, kömür ocaklarında sendikal örgütlüğü sadece işçilerin ücret ve sosyal haklarının geliştirilmesi açısından değil, sağlıklı ve güvenli ortamlarda çalışmalarının sağlanması, işyerinin sürekli ve yerinde denetim altında tutulması açısından önemli buluyoruz.

Saygıdeğer Milletvekilleri,
Sendikamızı komisyonunuza davet ederek, görüşlerimizi, taleplerimizi, tespitlerimizi aktarma imkanı verdiğiniz için yeniden teşekkürlerimi ve saygılarımı sunuyorum.
09 Mart 2010 Salı

Tasarım / Kodlama : Talha