2010'A GİRERKEN...

Başkandan Mesaj08 Ocak 2010 Cuma

Türkiye 2010 yılına zamlarla girdi.

Akaryakıt başta olmak üzere, bir dizi ürün ve hizmete yüksek oranlı zamlar yapıldı.

Akaryakıta yapılan son zamla birlikte yıllık zam oranı enflasyonun neredeyse 4 katını çoktan aştı.

vAkaryakıta zam demek, hayatımızdaki neredeyse her ürüne, hizmete dolaylı ve doğrudan zam demek.

Başbakan emekli maaşlarına yapılan zammı açıklarken 'İşçiyi, memuru, emekliyi enflasyona ezdirmedik dedi.

Sadece akaryakıt zamları bile kaşıkla verilenin kepçeyle alınması anlamına gelmektedir.

2010 yılına Türkiye de dar ve sabit gelirliler gerçekte enflasyonun altında ezilerek girdiler.

Türkiye de emekçiler 2010 yılına direnişlerle girdiler.

Ülkenin dört bir yanından bütün olumsuz koşullara ve dondurucu soğuğa karşın Ankara da, Türk-İş in önünde günlerdir 4-C köleliğine karşı direnen, özlük haklarının elinden alınmasına karşı çıkan Tekel işçileri, 2010 yılına da Türk-İş önünde eylemlerini sürdürerek girdiler.

Yine İstanbul da, işini, ekmeğini kaybetmemek için taşeronlaşmaya karşı günlerdir eylem yapan itfaiye işçileri de 2010 yılına sokakta eylemle girdiler.

5 bine yakın işçi 2010 yılına birçok iş yerinde eylem, grev direnişlerle girdi.

Türkiye 2010 yılına milyonlarca işsiziyle girdi. İş bulmaktan umudunu kesenler de eklendiği zaman 6.3 milyonu aşan işsiziyle girdi.

Emekçiler 2010 yılına umutla girdiler.

Emekçiler, zamlara, işten çıkarmalara, 4-C dayatmalarına tüm olumsuz koşullara karşın 2010 yılına umutla girdiler.

Çünkü, işçi sınıfı ve sendikacılık hareketi için sorunların büyüklüğü, koşulların ağırlığı umutsuzluk yaratmaz..

İşçi sınıfı ve sendikacılık hareketi için umutsuzluk, birlik ve dayanışma ruhunun kaybedildiği yerde başlar.

İşçi sınıfı ve sendikacılık hareketi için umutsuzluk, birlik ve dayanışma içinde hareket etme yeteneğinin kaybedildiği zaman başlar.

İşçi sınıfı ve sendikacılık hareketi için umutsuzluk aydınlığa çıkışın hep beraber olabileceği düşüncesinin, inancının ortadan kalktığı zaman başlar.

İşçi sınıfı ve sendikacılık hareketi için umutsuzluk sınıf dayanışması bilincinin kaybedildiği zaman başlar.

İşçi sınıfı ve sendikacılık hareketi için umutsuzluk işçilerin dünyaya kendi bulundukları yerden bakma bilincini kaybettikleri zaman başlar.

Umutsuz değiliz.

Çünkü, Tekel direnişi de gösterdi ki, işçi sınıfı ve sendikacılık hareketi en azından Türk-İş örgütlülüğü düzeyinde birlik ve dayanışma ruhunu kaybetmemiştir.

Tekel direnişi yine gösterdi ki, aydınlığa çıkışın hep beraber olabileceği inancı, bilinci yitirilmemiştir.

Tekel işçilerine, işleri, aşları için direnen bütün emekçilere sahip çıkılmıştır.

2010 dan umutluyuz.

2010 yılının emekçilere, bütün çalışanlara ve ülkemize daha aydınlık bir gelecek getirmesini diliyorum.
08 Ocak 2010 Cuma

Tasarım / Kodlama : Talha