YİNE GRİZU PATLAMASI 17 ŞEHİT VAR...

Basın Açıklamaları24 Şubat 2010 Çarşamba

KÖMÜR OCAKLARI TOPLU
MEZARLAR OLMAYA DEVAM EDİYOR
BİR ARPA BOYU YOL ALINAMADI

Türkiye Maden İşçileri Sendikası Yönetim Kurulu olarak, Balıkesir Dursunbey de Şentaş Madenciliğe ait yeraltı kömür ocağında meydana gelen grizu patlamasında yine 17 emekçimizin yaşamını yitirmesinin derin üzüntüsünü yaşıyoruz.

2006 yılında, 17 madencimizin hayatını yitirmesine yol açan grizu faciasının yine aynı ocakta meydana gelmesi de, kömür ocaklarının toplu mezarlar olmaktan çıkartılması için ülkeyi yönetenlerin 'bir arpa boyu yol gidemediklerini görmekte, kaygımızı daha da derinleştirmektedir.

Zaten Türkiye nin iş kazalarında dünyada üçüncü, Avrupa da birinci durumda olmasının yıllardır değişmemesi, 'ilerledik, refaha kavuştuk, insan haklarını geliştirdik söylemlerini sürekli yineleyenlerin en temel insan hakkı olan ' yaşama hakkını bile sağlayamamış olmaları bir arpa boyu yol gidilemediğinin bir başka üzüntü veren göstergesidir.

Biz sendikaların, odaların ilgili, duyarlı tüm kuruluşların onlarca, yüzlerce raporuna karşın yıllardır bir iş sağlığı ve güvenliği yasasının çıkartılamaması başta olmak üzere, iş sağlığı ve güvenliği mevzuatının gereksinimlere yanıt verecek biçimde düzenlenememesi, maden ocaklarında iş sağlığı ve güvenliği açısından en kritik görevi yapan fenni nezaretçilerin işverene ücret ve iş akdi yönünden bağımlılığının ortadan kaldırılmaması, etkili bir denetim ağının kurulamaması ve caydırıcı yaptırımların gündeme getirilememesi ve örgütsüzlük kömür ocaklarının toplu mezarlar olmaya devam etmesine yol açmaktadır.

Başbakanımız 'Bu ocakta daha 20 gün önce denetim yapıldı demektedir. 20 gün önce denetim yapılan ocakta böylesine bir facianın meydana gelmesi haklı olarak akla iki olasılığı getirmektedir: Ya denetimler sözde yapılmaktadır ya da denetim sonucu saptanan eksikler yok sayılmaktadır, etkili yaptırım uygulanmamaktadır.

Türkiye Maden İşçileri Sendikası olarak yıllardır yinelediğimiz bir uyarıyı bir kez daha yinelemek istiyoruz:
'Yeraltı maden ocakları sürekli ve yerinde denetim altında tutulmalıdır. Bu sadece müfettiş denetimi ile sağlanamaz. Zaten iş sağlığı ve güvenliği açısından işyerlerini denetlemekle görevli müfettiş sayısı 700 ü bile bulmamaktadır. Müfettiş denetimi olmalıdır ancak, yeraltı maden ocakları her an gözetim ve denetim altında bulundurulması gereken işyerleridir. Bunun için, mutlaka ve mutlaka 'İşyeri İş Sağlığı ve Güvenliği Kurulları etkin çalıştırılmalıdır. Bu kurulların etkin çalışması için işyerinde mutlaka sendikal örgütlülüğün olması gerekmektedir. Sendikal örgütlülüğün kendisi zaten yerinde ve sürekli denetim demektedir. Örgütlü olmayan işçi, iş kazası riskinde yasalardan doğan hakkını kullanamamakta, tepki verememektedir.

Yaptırımlar etkili hale getirilmelidir. Mustafakemalpaşa da olduğu gibi, toplu iş cinayetinin ardından sorumlu konumdaki işyeri sahibinin mevzuatın adeta mevzuata karşı hile yaparak elini kolunu sallayarak dolaşmasına izin verilmemelidir. Toplu iş cinayetlerinin sorumlularının muvazaasına izin verilmemelidir. Bunun önlemleri alınmalıdır.

Yaptırımlar etkin kılınmalıdır.

Mutlaka ve mutlaka fenni nezaretçinin işverene bağımlı olan durumuna son verilmelidir. Bu konuda başlatılan çalışma bir an önce sonuçlandırılmalıdır.

ILO nun 176 sayılı Madenlerde İş Sağlığı ve Güvenliği sözleşmesi onaylanmalı, madenlerde iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin bütün mevzuat elden. geçirilmeli, ulusal mevzuatta ILO sözleşmesine uygunluk sağlanmalıdır. Etkin biçimde uygulamaya geçilmelidir.

Kömür ocaklarının toplu mezarlar olmaması için, hükümetin bu konularda mutlaka ve mutlaka 'yol alması gerekmektedir. Bizler artık toplu mezarlar değil, sağlıklı ve güvenli ortamlarda üretim yapılan işyerleri istiyoruz .
24 Şubat 2010 Çarşamba

Tasarım / Kodlama : Talha