TOPLU İŞ CİNAYETLERİNİN NEDENİ İŞVERENLERİN ÖNCE İNSAN DEĞİL, ÖNCE KAR-ÜRETİM ANLAYIŞIDIR

Basın Açıklamaları11 Aralık 2009 Cuma

Mustafakemalpaşa İlçesi ne 30 kilometre uzaklıktaki Alpagut Köyü yakınlarında bulunan Bükköy Madencilik İşletmesi´ne ait kömür ocağında, 19 maden işçisinin grizu patlaması sonucu hayatını kaybetmesi, Türkiye Maden İşçileri Sendikası camiası olarak bizleri derin bir üzüntüye boğmuştur. Sendikamız Genel Başkanı İsmail Aslan ve yönetim kurulu üyelerimiz, kazanın duyulmasının hemen ardından olay yerine doğru hareket etmişlerdir.

Türkiye de yeraltı maden işletmelerinde iş sağlığı ve güvenliğini sağlamaya dönük mevzuat, bazı eksikliklerine karşın genel olarak ayrıntılı ve olumlu bir düzeydedir. Ancak Türkiye de temel sorun iş sağlığı ve güvenliği koşullarının tam sağlanmaması, denetim ve yaptırımın etkisizliğidir.

Ülkemiz İş Kazalarında Dünyada Üçüncü, Avrupa da İse Birinci Sıradadır
Toplu ölümlü iş kazaları açısından en riskli işkolu olan yer altı maden ocaklarında iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin eksiksiz alınması gerekmekte, mevzuatın öngördüklerinin uygulanması, uygulanıp-uygulanmadığının denetimi ve yaptırımı gerekmektedir.

Ne yazık ki özel sektör maden işletmelerinde iş sağlığı ve güvenliği önlemleri maliyet unsuru olarak göz önüne alınarak yeterince uygulanmamaktadır. Denetim ve yaptırımların yetersizliği de özel sektör işverenlerine sorumsuz davranma olanağı sunmaktadır.

Türkiye de işyerlerini iş sağlığı ve güvenliği açısından denetleyen müfettiş sayısı 600 civarındadır. Bir işyerine rutin bir denetimin gelmesi 10-12 yıldan aşağı değildir. Böyle olunca işverenler sorumsuz davranmaya zemin bulmaktadır.

Teknik Nezaretçinin İşverene Bağımlılığı En Büyük Risktir
Maden ocaklarında iş sağlığı ve güvenliğinden sorumlu olan teknik nezaretçi, ücret ve iş akdi açısından işyeri sahibine bağımlıdır. Özellikle yer altı ocaklarında grizu rutin ölçümlerinin ve olası risklerin belirlenmesi hayati önem taşımaktadır. En küçük bir şüphede bile üretimin durdurulması ve işçilerin tahliyesi gerekmektedir. İşverene ücret ve iş akdi açısından bağımlı olan bir sorumlunun önce üretim değil, önce insan anlayışıyla hareket edip, işverenden üretimi durdurması ve işçilerin tahliyesini istemesi ne kadar gerçekçi bir beklenti olabilir. Zaten ülkemizde de bu gerçekleşmemektedir. Ocağın grizulu ve riskli olduğunu patlamadan ve onlarca madenciyi diri diri toprağın altına gömdükten sonra öğrenebilmekteyiz.

Çözüm
Her toplu iş kazasından sonra sendika olarak, yetkilileri ve ilgilileri uyarıyoruz. Bugün de bir kez daha uyarmak istiyoruz. Yeraltı maden ocaklarının yerinde, sürekli ve etkili biçimde denetlenmesi gerekmektedir. Bunu her maden ocağının başına bir müfettiş dikerek de yapamazsınız. Zaten ülkemizdeki müfettiş sayısı da ortadır. Sürekli, etkili denetim ve sağlıklı güvenli iş ortamları sağlamak için nezaretçinin iş akdi ve ücret açısından işverene bağımlılığı sona erdirilmeli, nezaretçinin sürekli olarak ocakta bulunması sağlanmalıdır.

Sürekli ve yerinde denetimi sağlamının yolu ise sendikal örgütlenme ve işyeri sağlığı ve güvenliği kurullarının etkin çalıştırılmasıdır. Sendikal örgütlenmenin olmadığı yerde işyeri sağlığı ve güvenliği kurulları etkili çalıştırılmamaktadır. Çözümün en büyük parçası sendikal örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılması, mevzuatın örgütlenmeyi ve sendikal hakları kullanmayı kolaylaştıracak biçimde sadeleşmesinin sağlanmasıdır.

Örgütsüz maden ocaklarında güvensiz ve sağlıksız çalışma ortamlarında azgın bir sömürü vardır. Çözüm, maden ocaklarında bu azgın sömürüyü ortadan kaldıracak sağlıklı ve güvenli iş ortamları oluşturacak, yerinde ve etkili denetim ve yaptırımı sağlamaktır.

Toplu iş cinayetlerinin tekrar tekrar yaşanmaması için çözüm, 'NE OLURSA OLSUN ÖNCE İNSAN anlayışının ocaklarda üretime egemen olmasıdır.

Maden şehitlerimize Allah tan rahmet, aileleri ve yakınlarına, tüm madenci camiasına başsağlığı diliyoruz.

Türkiye Maden İşçileri Sendikası
Yönetim Kurulu
11 Aralık 2009 Cuma

Tasarım / Kodlama : Talha