ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI SENDİKALARI SOSYAL TARAF OLARAK GÖRMÜYOR MU?

Basın Açıklamaları13 Ocak 2010 Çarşamba

Sendikamız Genel Başkanı İsmail Aslan Mustafakemalpaşa da meydana gelen ve 19 maden işçisinin yaşamını yitirmesine yol açan grizu faciasının ardından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü bünyesinde iş sağlığı ve güvenliği açısından çok kritik görevleri yerine getiren teknik nezaretçi, iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimlerinin ücret yönetim ve esaslarının yeniden belirlenmesi için oluşturulan komisyona, Türk-İş ve işkolunda örgütlü sendikaların çağrılmamasına tepki göstererek şöyle 'Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı işçi sendikalarına karşı olan bir bakanlık mı? Sendikaları çalışma hayatında bir sosyal taraf olarak görmüyor mu? Sadece işveren örgütlerini, TİSK i mi sosyal taraf olarak görüyor? TİSK in komisyona çağrılıp, Türk-İş ve sendikaların komisyona çağrılmamasında bir art niyet olmadığı söylenebilir mi? dedi.

Aslan şöyle devam etti: 'Biz sendika olarak yıllardır, işkolundaki meslek odalarıyla birlikte maden ocaklarında iş sağlığı ve güvenliği açısından en kritik görevi yerine getiren 'teknik nezaretçilerin ücret ve iş akdi yönünden işverene bağımlı durumunun, görevlerini gerektiği gibi yerine getirmeleri açısından bir sorun oluşturduğunu ve teknik nezaretçilerin (dolayısıyla genel olarak iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimlerinin) işverene ücret ve iş akdi açısından bağımlılıklarına son verecek bir düzenlemenin yapılması gerektiğini konuya ilişkin raporlarımızda sürekli yineliyorduk.

Bursa'da 19 madencinin yaşamını yitirdiği iş kazasının ardından, bu konuda hükümet tarafından bir adım atıldı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı nın yetkililerinin katıldığı toplantılarda "teknik nezaretçi, iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimlerinin ücretlendirilmesi ile ilgili usul ve esasların belirlenmesi için her iki bakanlık temsilcilerinden ve sosyal taraflardan oluşacak bir 'değerlendirme komisyonu kurulması" kararlaştırıldı.

Komisyona sektördeki kamu kurum temsilcileri, meslek odalarının temsilcileri, Türkiye Taşkömürü Kurumu Genel Müdürlüğü, Türkiye Kömür İstetmeleri Genel Müdürlüğü, Maden İşleri Genel Müdürlüğü, Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı, İş Teftiş Kurumu Başkanlığı, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği, Türk Tabipleri Birliği ile İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü temsilcileri çağırılırken ve bunlar toplantıya katılırken ne yazık ki, ne işçi konfederasyonu Türk-İş, ne de işkolunda örgütlü sendika olarak biz Türkiye Maden-İş ve Genel Maden-İş sendikaları çağrıldık.

Öncelikle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı nın sosyal taraf olarak Türk-İş i ve sendikaları yok sayan yaklaşımını kınıyoruz. Bu yaklaşım bakanlığın son dönemde gündeme getirdiği diğer uygulamalar da göz önüne alındığında bakanlığın sendikalara karşı olduğu gibi bir görüşü haklı kılmaktadır. İkinci olarak madenlerde iş sağlığı ve güvenliği sorunu öncelikle burada üretim yapan, çalışan maden işçilerinin sorunudur ve dolayısıyla maden işçilerinin örgütlü olduğu sendikaların sorunudur. Sağlıklı ve güvenli iş ortamları oluşturmanın, madenleri ölüm ocakları olmaktan çıkarmanın yolu yerinde ve sürekli denetimdir. Bunun da temel aracı sendikalar ve temsilcileridir. Sendikaların ve temsilcilerin olmadığı veya yok sayıldığı, dışlandığı bir süreç çözüm üretmekten uzak bir süreçtir. 'Nafile, dostlar alışverişte görsün e hizmet edecek süreçlerdir.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı nı uygulanabilir çözümler üreten, sosyal diyaloga önem veren ve bunu hayata geçiren, çatışmayı, çatıştırmayı değil, uzlaşmayı ve uzlaştırmayı temel alan bir yaklaşım içinde olmasını beklediğimizi bir kez daha vurgulamak istiyorum.
13 Ocak 2010 Çarşamba

Tasarım / Kodlama : Talha